• Tarih

    Yapılış tarihi: 1845-63
    Mimar: Gaspare Fossati
    Yıkım tarihi: 1933
    Yıkım nedeni: yangın
    Yer: Sultanahmet

    “Adliye sarayı yanmakla memleket çok zarar görmüştür. Fakat bugün şehrin güzelliği hesabına istifade edebileceğimiz bir emrivaki karşısındayız. Ayasofya gibi, Sultanahmet gibi mimari ve tarihi kıymeti çok yüksek olan iki eserin bütün bedii güzelliklerini tebarüz ettirmek için o meydanı tamamen açık bırakmak lazımdır. Yangın yerine güzel bir park yapılmalıdır”   Mimar Giulio Mongeri, Cumhuriyet Gazetesi (Aralık 1933)

    1933 yılında yanan eski Darülfunün binası İstanbul’un yakın tarihinde inşa edilen en büyük ve iddialı mimari eserlerindendir. Bir “bilimler sarayı” olarak, gerçekten saray üslubunda inşa edilmiştir. Mimarı, Ayasofya’nın kapsamlı restorasyonunu da uygulamış olan İsviçreli Gaspare Fossati’dir. Fossati, üzerinde büyük emek harcadığı Ayasofya’yı, hemen doğusuna dev gövdeli Darülfünun’u inşa ederek adeta perdelemiştir; belki de bu yüzden, yapının 1933’teki yanışı, hem döneminde hem de günümüzde üzüntü dolu ifadelerle anılmamaktadır.

    Tanzimat reformlarının bir sonucu olan Osmanlı üniversite kurumu, Darülfünun binasının Avrupa kökenli neoklasik üslubunda yansıma bulmaktadır. Ancak Darülfünun, üniversite işleviyle çok kısa süre kullanılabilmiştir. 1854 tarihli bina Maliye, Adliye ve Evkaf Nezaretlerine devredilmiş, Meclis-i Mebusan tarafından kullanılmış, nihayet Adliye Sarayı olarak hizmet vermiştir. Sütunlu, avlulu, çok katlı Darülfünun bugün gerçekten de İstanbul’un en cüsseli, en çok “gölge veren”  hayaletlerinden biridir.

    Construction date: 1845-63
    Architect: Gaspare Fossati
    Destruction date: 1933
    Cause of destruction: fire
    Location: Sultanahmet

    “The country suffered much by the burning down of the Palace of Justice. However, we are confronted a force majeure that we can benefit to beautify the city. That area should be left entirely free of buildings in order to display the utmost beauties of Hagia Sophia and the Blue Mosque, two works of art of highest architectural and historical significance. A pleasant park should be arranged on the fire area”     Architect Giulio Mongeri, Cumhuriyet Newspaper (December 1933)

    The old Darülfünun building is one of the tallest architectural monuments and ambitious undertakings of Istanbul’s recent history. It was built as a “palace of sciences”, indeed according to a palatial style. The building’s designer is Gaspare Fossati, a Swiss architect who also led the extensive restoration of Hagia Sophia. Nevertheless, by constructing the colossal Darülfünun next to it, he left Hagia Sophia where he dedicated so much effort of his, somewhat in shade. Probably that’s why the destruction of Darülfünun by the fire in 1933 is never mentioned with sad expressions, neither in those

    The Ottoman university institution which was introduced as a result of Tanzimat reforms in 1839, finds its reflection in the European neoclassical style. Yet Darülfünun could only be used for a very short time as a university. The building which was constructed in 1854 was passed on to the Ministries of Finance, Justice and Foundation. It was used by the Ottoman Parliament as well and finally served as Palace of Justice.Darülfünun with its colonnaded architecture, its courtyard and multi stories is actually one of the most gigantic and “shade giving” ghost buildings of Istanbul.


    Abdülhamit Albümleri / Abdülhamit Albums

    Fotoğraf/ Photograph, Once Upon A Time Istanbul From Empire To Republic,National Geographic,1928
  • Su an

    -

    -







  • 3D Model

    3D modelleme çalışması, deniz yönünden bakış / 3D rendering of view from the sea


    Darülfünun Binası, 3D modelleme çalışması, Darülfünun, 3D rendering


    Darülfünun Binası, 3D modelleme çalışması, Darülfünun, 3D rendering

  • Senaryo


    2. Oryantalist Kent
    Bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğunun yönetildiği yerin önünde fotoğraf çekebilmek için yüzlerce turist otobüsünün ve taksinin geçmesini beklemeniz, mavi fesleri ile kartpostal satanlara, küçük bir servete ayakkabı boyayan ya da Osmanlı dönemi kıyafetlerinin garip kopyalarını giyip limonata satanlara pek aldırış etmemeniz gerekir. Tüm Sultanahmet ve çevresi , taklit ürünler, Avrupa fiyatlarında yemek yenilebilecek vasat restoranlar ve türlü türlü gariplikler ile turistler için yaratılmış oryantal İstanbul imajına hizmet etmektedir. Ayasofya’nın ve Topkapı Sarayının hemen yanı başında bulunan Darülfünun günümüze kadar gelebilseydi tüm bu tuhaf senaryonun bir parçası mı olurdu?

    2.Orientalist City
    To take a picture of the place today where the Ottoman Empire was once governed, you have to wait for the hundreds of tourist busses and taxis to pass and  ignore the postcard sellers with blue fezzes, shoe shiners who charge a small fortune by tourists and juice sellers who  are wearing strange copies of Ottoman clothing. The whole Sultanahmet area is designed to support the oriental Istanbul image created for tourists with imitation artifacts, restaurants of average quality that charge though big quantities in Euro, and other oddities. Would Darülfünun, which is next to Hagia Sophia and the Topkapı Palace also be a part of this if it still existed?




    1. Dogaçlama Kent
    Darülfünun’un bir zamanlar durduğu yerdeki çukura baktığımızda İstanbul’un birçok katmanını aynı anda görebiliriz: En altta eski Bizans sarayı, üstünde geç Osmanlı yapısı, üstünde 50’li yıllardan beri yapılması planlanan arkeoloji parkı ve köşesindeki otel inşaatı ile oldukça karmaşık ve tartışmalı bir alan. Darülfünun binasının kendisi de yapıldığı andan itibaren sürekli olarak geçirdiği işlev değişiklikleri ile ilginç bir yapıdır. Bu çok katmanlı alan ve birçok işlevli yapı kentin aktörleri tarafından sürekli olarak şekillendirilmiştir. Peki ya Darülfünun yıkılmayıp günümüze kadar gelseydi? Bir türlü ne olacağına karar veremeyip sonunda bir bölümü müzeye, bir bölümü otele, bir başka bölümü ise adliye sarayına mı dönüştürülürdü?

    1.Improvisational City
    When we look to the deep pit  which was the site where the Darülfünun building once stood we can see multiple layers of the history of Istanbul: at the bottom the old Byzantine palace, on top of this the late Ottoman building, on top of this the archeological park that is planned since the 50’s and the construction site of a hotel. It is a complex and controversial site. Darülfünun itself is also an interesting  building with its constant change of functions throughout its short life.  This multi layered site and multi functional building has been shaped constantly by various actors in the city. What if the Darülfünun building was not destroyed? Would it be shared by a museum, a hotel and the palace of justice because nobody could agree on a single function? 


  • Yerleştirme






    -

    -