• Tarih

    Sütunlu oluşu nedeniyle “Direklerarası” adı yakıştırılan dar ve uzun yapı, Lale Devri sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın yaptırdığı külliyenin sütunlu çarşısıdır. Cami, medrese, kütüphane, sebil-çeşme ve mezarlıktan oluşan külliyenin esas parçasıdır. Uzun bir açık yolun iki tarafında 82 dükkanı ve sütunların taşıdığı tonozlu birimleri bulunmaktadır; bu haliyle antik Roma döneminin sütunlu caddelerini andırmaktadır. 1728-29 yıllarında yapılan çarşı (arasta). İstanbul’un ticaret ve toplumsal yaşamında çok önemli bir yere sahiptir.
    Uzun zaman yeniçerilerin gezinti ve eğlence alanı olmuştur. Yeniçeri Ocağı’nın 1826 yılında kaldırılmasıyla özellikle ramazanlarda bir buluşma noktası haline gelmiş, alışveriş, kültür-sanat etkinlikleri ve eğlenceler burada odaklanmıştır.

    Ticaret işlevinin yanında ilk tiyatrolar ve sinemalar da giderek Direklerarası’nın mekanlarında ve çevresinde gelişmiştir.
    İstanbul’un halk kültürü içinde çok önemli rol oynayan Direklerarası 1910 yılında elektrikli tramvay hattının yapımı sırasında kısmen yıkılmıştır. Bir dizi sütunun ve onların bağlı olduğu kanadın yıkılmasından sonra karşı kolun da büyük bir bölümü ortadan kaldırılmıştır. Bugüne, külliye tarafında, önlerinde sütunların artık durmadığı az sayıdaki dükkan ulaşmıştır. İstanbul’un şehircilik tarihindeki bu çok özgün yapı -amacıyla tezat oluşturacak şekilde- yine şehri güzelleştirip imar etme çabaları kapsamında kaybedilmiştir.

    The narrow and long building called “Direklerarası” (between the columns) due to its colonnaded architecture was the bazaar section of the building complex donated by the Tulip Period grand vizier Nevşehirli Damat İbrahim Paşa. It is the essential part of the building complex that consisted of a mosque, a school, a library, a fountain and a graveyard. According to the original design, 82 shops and vaulted units supported by columns stretch along either side of a long and open axis; it immediately reminds the colonnaded streets of Roman Imperial era. The bazaar erected in the years 1728-29, occupied a very important place in the commercial and social life of Istanbul. It served for a long time as a stroll and entertainment area of janissaries.

    After the abolishment of the janissary corps the bazaar became a social meeting point especially over the Ramadan months, and commercial and cultural activities got concentrated here. Besides its commercial function, the first theaters and movie theaters developed in and around the spaces of Direklerarası.
    Direklerarası that played a significant role in Istanbul’s folk culture was partially demolished during the construction of the electrical tram line in 1910. Following the demolition of a row of columns and the wing they were attached to, a great part of the opposite wing was destructed too. A small number of shops close to the main body of the building complex can still be seen today, though without their columns on the front side. This very original building of Istanbul’s urban history was lost -as a contrast to its main purpose- during the “beautifying” modernization efforts of the city.


    1880 sonrası kuzey tarafındaki revakların yıkımının ardından, Eldem, S.H., 1979, İstanbul Anıları / After the destruction of archways after 1880, Eldem, S.H., 1979, İstanbul Anıları

    Direklerarası yıkım sonrası,Cem Kozar Arşivi / Direklerarası after destruction,Cem Kozar Archive

    Sağda Millet Tiyatrosu, solda Hilal ve Milli sinema,Gökhan Akçura Arşivi / Millet Theatre at right, Hilal and Milli Cinema at left Gökhan Akçura Archive

    Naşit Bey’in tiyatrosunda İstanbul Opereti Heyeti, Gökhan Akçura Arşivi / İstanbul Operetta Orchestra at the theatre of Naşit Bey,Gökhan Akçura Archive
  • Su an

    Direklerarası’nın bulunduğu yerin günümüzdeki görünümleri
     

    Views of the site of Direklerarası, today







  • 3D Model

    Direklerarası, 3 boyutlu modelleme çalışması, Üstten görünüş / Direklerarası, 3D rendering, View from above

  • Senaryo

    1. Oryantalist Kent / Orientalist City

    1. Oryantalist Kent
    Osmanlıya ait yapılar günümüzde genellikle yapılış amaçlarına tamamen ters işlevlerle kullanılıyor, hırdavatçıların olduğu yerlerde demir atölyesi oluyor, bazen gece kulübü veya kafe oluyor. Bir şekilde turistik bir bölgedeyse o zaman da turistler için yaratılan kurgusal imaja uygun olarak fesli, yelekli satıcıların oryantal İstanbul’u arayan turistlere ucuz halılar ve gülünç takkeler sattığı dükkanlara dönüşüyor. Direklerarası gibi arastalar ise bu tür dükkanlar için tam da aradıkları arka fonu oluşturuyor. Direklerarası yıkılmayıp günümüze kadar gelseydi o da oryantalist İstanbul imajına bir arka fon mu olurdu?

    1.Orientalist City
    Today most of the Ottoman buildings are used for different functions compared to their original purposes, they are turned into metal workshops near hardware stores, or nightclubs and cafes near entertainment areas. If they are close to touristic areas, they get converted into touristic shops, and in order to fit to the fictional image you can find salesmen that wear fez and sell cheap carpets and funny hats to tourists who are in search for an extremely oriental Istanbul.  Bazaars like Direklerarası are perfect background settings for these stores. Would Direklerarası also be a background to this oriental Istanbul image if it still existed?



    2. Kolektif Hatıraların Kenti / City Of Collective Memories

    2. Kolektif Hatıraların Kenti
    Batı’daki tiyatro mimarisi, uzunca bir süre salon standartları ve sahne boyutları ile belirli kalıplara sahipti, ancak çağdaş tiyatro seyirciyi daha fazla içine alan, daha farklı sahnelemelere olanak veren farklı mekan arayışlarına koyuldu. Bunun sonucunda da günümüzde tiyatro sokaklara, garajlara, apartman dairelerine kadar girdi. Türkiye’de ise tersi bir durum söz konusu, tiyatronun başlangıç noktalarından sayılan Direklerarası’nda tiyatro sahnelemek için tek gerekli şey “iki kalas, bir heves” idi, Batılı anlamdaki tiyatro salonları ise daha çok Beyoğlu bölgesinde yayılmaya başlamıştır. Direklerarası yıkılmadan bir bütün olarak günümüze kadar gelebilseydi, sahnelerini tekrar sanatçılar, sokaklarını ise dünyanın her yerinden gelen tiyatro meraklıları doldurur muydu?

    2.City Of Collective Memories
    For a long time, theatre architecture in the West had certain codes, with hall standards, stage sizes, whereas contemporary theatre searched for new performance spaces where for instance the spectator can be a part of the play. As a result, theatre is now everywhere: on the streets, in car parks or apartment flats.  In Turkey this was the other way around: the theatres in Direklerarası area were the starting point of modern Turkish theatre and they somewhat resembled modern experimental theatres: the only things the artists needed to perform in Direklerarası were “two pieces of wood and some enthusiasm” (a term used to describe the modest conditions of earliest theatres in Turkey). Theatre spaces in “western” manner, on the other hand, were mostly built around Beyoğlu district. What if Direklerarası was not destroyed, would its stages be full with artists and its streets full with theatre enthusiasts from all around the world?


  • Yerleştirme


    -

    -